13 Ekim 2020 Salı

Görsel algıyı geliştirmeye yönelik dikkat çalışması örnekleri (1. sınıf)

Görsel algıyı geliştirmeye yönelik dikkat çalışması örnekleri (1. sınıf)









Parmak kaslarını geliştirici etkinlikler

Parmak kaslarını geliştirici evde basit materyallerle etkinlikler için 👉   tıklayınız. 

Parmak ve bilek kasları egzersizleri için 👉 tıklayınız.    

                                                                 👉   tıklayınız 2


12 Ekim 2020 Pazartesi

Corona Virüs Sırasında Çocukların Kaygıları Nasıl Azaltılır?

 

Koronavirüs, Bozulan Düzenler ve Yeni Rutinler


Covid -19 (Korona virüsü), küçük büyük hepimizin hayatını ve zihnini istila etti... Hepimiz bu yeni gerçekle mücadele halindeyiz. Bir yandan da bu gerçeği sindirmeye çalışıyoruz, kabul etmekle inkar etmek arasında bir yerlerde, Arafta gibiyiz.


Virüs pek çok şeyi değiştirip bir dış tehdit olarak bize yönelmişken,“durma”yı, “düşünme”yi, “kabul”ü daha çok konuşur olduk; ki bunu oldukça değerli buluyorum. Beden ve zihnin birbirlerine bağlı olduklarını, hem birbirlerinden etkilendiklerini hem de birbirlerini etkilediklerini biliyoruz. Bedenlerimiz güvende, peki ya akıl ve ruh sağlığımız?

Bu dönemi hem kendimizin hem ailemizin akıl ve ruh sağlığı için nasıl bir şekilde değerlendirmek istediğimiz bizim elimizde. Unutmayın ki çocuklar, anne ve babalarının gerginliklerini ve endişelerini görebilir ve korkulması gereken bir durum olduğuna kendilerini ikna edebilirler. Ev içindeki huzuru sağlayabilmek için sakinliğinizi ve umudunuzu korumalı ve bunu çocuğunuza hissettirmelisiniz.

Çocukların kaygıları nasıl azaltılır?

Çocuğun kaygılarını azaltmak ve huzurunu sağlamak adına ilk ve en önemli noktalardan biri çocuğun konunun ne kadarını bilmesi gerektiği ve onunla bu durumun nasıl konuşulacağıdır. Çocuğunuz kafasını kurcalayan konularla ilgili en güvendiği kaynak olan size, anne- babasına, gelecektir. Bu gibi gündemi tamamen kaplayan konularda doğru bilgiyi saklamak ya da süslemek doğru olmayacaktır. Bunun yerine, çocuğunuzun yaşı ve gelişimi doğrultusunda ona neden evde olduğumuzu, insanların neden hastalandığını açıklayın. Çocuklar, kendi zihinlerinde duydukları “salgın, ölüm, kriz” gibi kelimeleri olduğundan çok daha kötü bir şekilde hayal edebilirler. Bu yüzden açıklamalarınızda net olun, yanlış anlaşılmalara yer bırakmayın ve ailenizin alınabilecek bütün önlemleri aldığını, evde güvende olduğunuzu ve hastalanan kişilerle doktorların, hemşirelerin çok iyi bir şekilde ilgilendiğinden bahsedin ve güven duygusunu hissetmesini sağlayın. Özellikle ilkokul döneminde artan sosyal çevresini merak etmemesi ve kaygılanmaması için bu bilgilendirmeler değerlidir. Yaşı daha küçük çocukların da bu bilgileri sindirmesi daha uzun zaman alabilir, aynı soruyu önünüze tekrar tekrar getirebilirler. Sabırlı olmaya özen gösterin.

koronavirüs sürecinde “yeni okul” dönemi

Bu süreçte okullara ara verilmesi ve evden eğitime geçilmesi de çocuklar için rutinlerini bozan ve üzerinde konuşulması gereken bir diğer önemli konu. “Yeni okul” ortamının kendi evindeki masası olması, forma giymeden, teneffüs zili çalmadan, arkadaşlarıyla oyunlar oynamadan yaşanması çocuklar için zorlayıcı ve kafa karıştırıcı hissettirebilir. “Evdeysem tatildeyim demektir, ama neden tatilde bu kadar çok ders yapıyorum?” düşüncesi başlarda anlaması güç bir değişlik olabilir. Gerek salgınla gerek yeni düzenleriyle ilgili olsun yeni rutininiz oturana kadar belki de karşınıza en sık çıkacak kalıp “neden” olacaktır. “Biz yetişkinler öyle istedik de o yüzden.” cümlesi kesinlikle çocukların hayal gücü ve mantığı için yetersiz kalacak bir açıklamadır. Bunun yerine yaptığınız açıklamaları destekleyecek detaylar ekleyin. Ders çalışmaya ve yeni konular öğrenmeye devam etmesi gerektiğini söyledikten sonra, bunun sebebinin okulu açıldığında kaldığı yerden devam edebilmesi olduğunu söyleyerek açıklamanızı destekleyebilir ve bu şartların sonsuza kadar sürmeyeceğine de dikkat çekebilirsiniz.

Rutine sadık kalmak

Rutin, bu gibi kaotik durumlarda en önemli noktalardandır. Bir düzene olabildiğince bağlı kalmanız bu sürece alışılmasını hızlandıracaktır ve aynı zamanda çocuklar da rutin içindeyken kendilerini daha rahat hissederler. Derslerden önce uyanılacak saat, verilecek aralar ve televizyona ayrılacak vakitleri çocuğunuzla beraber bir pano yaparak planlayabilirsiniz. Daha “okuldaymış gibi” hissetmesi için öğlen yemeği arasında telefonunuzun zil sesini teneffüs zili çalabilir, sadece derslerin dinleneceği bir ortamı sınıf gibi ayırabilirsiniz. Bu süreç geçene kadar akademik başarı, sınavlardan yüksek notlar alınması biraz daha ikinci planda kalabilir, kalmalıdır da. Daha önce hiç yaşanmamış türden yenilikler, kaygılar ve endişelerle savaşırken, normalde olduğu kadar yüksek notlar alınmayabilir, dersler o kadar da hızlı öğrenilemeyebilir. Bu noktada yapmamız gereken yatırım çocuğumuzun akademik başarısı yerine ruhsal dayanıklılığı olmalıdır. Değişime rahat ayak uydurabilmesi, verimli boş vakit geçirebilmek, normalde aldığı notlardan daha düşük not aldığında bununla başa çıkabilmek gibi kazanımları bu dönemde aşılamanız değerlidir. Sağlık gibi önemli konuların gözümüzün önünde olduğu hassas günlerde daha materyal ve “sonradan değer kazanmış” konuları biraz da olsa bırakmak bizim için de rahatlatıcı olacaktır.

Geçmişte anne-babalarımızın bizler için yaptıkları gelecek planında, iyi bir eğitim, olabilirse bir ev, maddi birikim gibi şeyler ön plandaydı. Bunlar olursa, çocuklarının hayatının neredeyse garantide olacağına dair güçlü bir inanç taşıyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada, bu değerlerin tümünün içi boşalmış ya da doku değiştirmiş gibi görünüyor. Artık çoğumuz bunların güvenirliliğini ve geçerliliğini korumadığını veya koruyamayacağını biliyoruz. Savaşlar, yangınlar, depremler, kötü ekonomi ve bulaşıcı hastalıkların, bu güvenlik çemberini hızla yerle bir edebildiğini bir süredir bizzat deneyimliyoruz. Her şeyin bir anda hızla değişebileceği bilgisi artık zihinlerimizde.

Peki o zaman geriye ne kalıyor?

Çocuklarda ruhsal dayanıklılık

Çocuklarımız için hangi değerler daha anlamlı? Bu kafa karışıklığı içinde elbette çocuklarımızı düşünüp, onlar için endişeleniyor ve üzülüyoruz. Artık çocuklarımız için bir ev, bir banka hesabı hazırlama ve böylece hayat güvencesinin var olduğunu varsayıp içimizi rahatlatma devri bitti maalesef… Bugün yatırım yapılacak en önemli şey, çocuklarımızın “ruhsal dayanıklılığı” olmalı.

● Değişimlere ayak uydurabilmek,

● Kendi başının çaresine bakabilmek,

● Değişimlerde ve yeniliklerde esneyebilmek,

● Daha önce hiç deneyimlemediği stres verici bir durumun içinden çıkabilmek, için tüm kaynaklarını kullanabilmek,

● Her durumda içinde, bazen parlak bazen soluk da olsa, bir umut ışığını yanık tutabilmek,

● Yakın ve iyi ilişkiler kurabilmek,

● Yalnızken de hoş vakit geçirebilmek,

● Bir başkasına, bir hayvana, bir bitkiye ve gezegene karşılıksız verebilmek,

● Başarısızlıkla başa çıkabilmek,

● Eğlenmek,

Egzersiz Önerileri

İşte tüm bunlar ”ruhsal dayanıklılığı” olan bireylerin bazı özellikleri olarak tanımlanabilir. Çocuğunuzun yaşadığı kaygıyla nasıl başa çıkabileceği konusunda da bazı pratikleri öğretmeniz onun ruhsal dayanıklılığını artırma anlamında oldukça faydalıdır. Anda kalabilmek geçmişe ya da geleceğe odaklı düşünce ve kaygılarını azaltmaya yardımcı olacaktır. Özellikle bugünlerde iç sesimizi dinlemek için biraz “dur”maktan ve anda kalmaktan başka çaremiz yok. Şimdi dünya penceresinden kendi içimize bakma fırsatı önümüzde duruyor. Bu fırsatı nasıl değerlendireceğimize kendimiz karar vereceğiz. Kendi içimize dönmeyi ve anda kalabilmeyi sizin ve çocuklarınızın evde yapabileceği birkaç basit birkaç egzersizle deneyimleyebilirsiniz.

● Nefes egzersizleri yapmak:

-- 5 adım atarken derin nefes alıp, 5 adım atarken nefesini tutup, 5 adımda nefesini yavaş yavaş vermek

-- Sessiz, sakin bir yerde oturup nefes alış verişine odaklanmak

● Egzersiz yapmak

● Rahatlatıcı müzik dinlemek

● Rahatlatıcı kokular koklamak (Vanilyalı tütsü, çiçek gibi)

● Tüm vücudu önce kasıp sonra gevşetmek gibi zihin ve beden pratikleri anda kalarak yoğun olarak hissedilen kaygılarla baş edebilmeyi daha mümkün kılar.

Bugünden itibaren sizleri, çocuklarınız için planladığınız yatırımların içeriğini ve hedefini yeniden tanımlamaya davet ediyorum. Unutmayın ki, ruhsal olarak daha güçlü çocuklar, sevgi kadar eğlencenin de bol olduğu evlerde yetişebilirler.

Umut ise iyileşmenin ön koşuludur. Yeterince yüksek tutulabildiğinde umut, ebeveynlerin gözünden çocuğa akan ve onun içini sarıp sarmalayan bir kaynağa dönüşür. Lütfen umut ve eğlenceyi evinizden eksik etmeyin. Her şeyin daha iyi olacağını umut etmek ve bazen sadece eğlenmek için bir arada olabilmek iyileştirici ve güçlendiricidir.

Daha iyi ve sağlıklı günlerde buluşmak üzere. 


Kaynak:

https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/cocuklarin-kaygilari-nasil-azaltilir.html

Çocuklarla Coronavirüs Hakkında Nasıl Konuşmalıyız?

 

Çocuklarla Coronavirüs Hakkında Nasıl Konuşmalıyız?


Çocuklar belirsizlikler içinde kaybolduklarında daha çok kaygılanırlar.

İstesek de istemesek de salgın haberlerine bir şekilde maruz kalıyor çocuklarımız. Ya televizyondan ya dijital dünyada ya aramızda konuşurken ya da telefon görüşmelerimizden neredeyse gündemin tek konusu olan Corona Günleri ile ilgili birçok kaygı verici bilgi ulaşıyor çocuklarımıza.


Birçok ebeveynin bu salgını çocukların zaten oluşmuş olan kaygılarını beslemeden, daha sakin bir şekilde nasıl anlatacaklarını bilemiyor.

Çocuklarımız kaygılarını ve meraklarını yönetmek için bize Corona ile ilgili sorular sorduğunda ne yapmalıyız?

Corona ile ilgili konuşmaktan korkmayın. Zaten çocuklar bu virüs yüzünden evde kaldıklarını, sokağa çıkanların bu nedenle maske ve eldiven taktığını biliyorlar. Bu konularda konuşmamak çocukları daha da kaygılandıracaktır. Yaşadığımız sıra dışı süreçte çocuklarınızla yapacağınız sohbeti bir fırsat olarak değerlendirebilir, çocuklarınızın anlayacağı bir dille durumla ilgili bilgi verebilirsiniz. Böylelikle çocuklarınız arkadaşlarından, sosyal medyadan, televizyondan doğruluğunu kestiremedikleri haberler yerine sizden anlayabilecekleri dilde bilgi alırlar. Ailelerinin net ve kaygısız bir şekilde durum ile ilgili kısa ve net bilgiler almak onları rahatlatıp sakinleştirecektir.

Çocuklarımıza anlatacaklarımızı hangi kurallarla filtrelemeliyiz?

Çocuklarınıza neyi nasıl ileteceğinize kronolojik, akıl ve duygu yaşını dikkate alarak karar verin. Bildiğiniz her şeyi aktarmanıza gerek yok. Çocuklarınızın sorunlarını net ve dürüst bir şekilde cevaplayın. Çocuklarınızı duydukları ve bu duydukları ile ilgili hisleri hakkında konuşmaları için yüreklendirin. Sordukları sorulardan cevaplarını bilmedikleriniz varsa, bu konuda da dürüst olun. Önemli olan, çocuklarınızın ihtiyaç duyduklarında onlar için orada olacağınızı bilmeleridir.

Kendimiz bu kadar kaygılıyken çocuklarla nasıl konuşacağız?

Kendinize dönün, kaygılarınızla nasıl başa çıkacağınızı öğrenin. Bunun üzerine çalışın. Çocuklarınızla konuşacağınız zaman kaygılarınız sizi yönetiyor olmamalı.

Biz kaygılarımızla nasıl başa çıkacağız?

● Yeni bir rutin oluşturun kendinize.

● Gününüzü planlayın.

● Vücudunuz iyi bakın.

● Başkalarına yardım edin.

● Sevdiklerinizle bağlantıda kalın.

● Keyif alacağınız aktiviteleri hayatınızın parçası yapın.

● Medya ve özellikle de sosyal medya ile aranıza ciddi bir mesafe koyun.

● Sıkılmayın

● Olumluya odaklanın.

● Bu da geçecek.

Çocuklarımızın hastalığa yakalanma korkusu karşısında nasıl davranmalıyız?

Çocuklar doğal olarak egosantriktir. Dünya onların etrafında döner. Bu nedenle dış dünyadaki bu tehlikenin kendilerini yakalayacağından korkarlar kuvvetle. Çocuklarınıza evdeki herkesin kurallara uymasının sadece onlar için değil, sizler ve büyükler için de koruyucu olacağını, ayrıca bu “yaramaz virüsün” çocuklara kolay kolay bulaşmadığını, bulaşsa bile çok hafif bir şekilde geçtiğini anlatın.

Kendimizi nasıl koruyacağız peki bu dönemde?

Artık herkes kendisini nasıl koruyacağını biliyor. Temizlik, özen, maske ve zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamak.

Bu belirsizlikle nasıl başa çıkacağız?

“Ne zaman geçecek ne zaman çıkacağız dışarı” soruları ile gerginlik yaşayacağınıza, ana, gününüze odaklanın. Ailece bir rutin oluşturun. Bir toplantı yapın. Bu toplantıda hem herkesin bireysel sorumluluklarını yazın bir kartona, hem de toplu olarak işleri, sorumlulukları nasıl paylaşacağınıza karar verin ve başka bir kartona da bunu yazın. Her gün hangi zaman aralığında kim ne yapacak, hangi saatler keyifle birlikte geçirilecek, yemek hazırlarken kimin sorumluluğu ne olacak gibi. Toplu olarak paylaştığınız işlerin yazdığı kartonu ortak kullanım alanına, bireysel sorumlulukların yazdığı kartonu ise kendi odanıza asın. Sabah belirli bir saatte herkesin kalkarak güne bu birlikte karar verdiğiniz program ile başlaması belirsizliğe kafa yormak yerine anda kalmanızı sağlayacaktır.

Devamlı yeni bilgiler geliyor, hatta önceki bilgiler bile değişiyor. Bu durumda ne yapmalıyız?

Konuşmaya devam edin çocuklarınızla. Siz yeni bilgiler edindikçe, daha önce iletilen bilgilerde değişiklik olduğunda çocuklarınızı bilgilendirin. Kendinizin de çocukların da bilgilerini güncel tutun. Çocuklarınızın iletişimin açık ve sürekli olduğunu bilmelerini sağlayın. Çocuklarınızın soruları sizin bilgi sahibi olduğunuz alanın dışında ise, çocuklarınıza o konuda bilgi edinip onlara ileteceğinizi söyleyin ve söylediğinizi yapın.

Kısacası açık ve net olun. Çocuklarınıza bilgi verirken daha önce de altını çizdiğim gibi onların kronolojik, duygusal ve akıl yaşını mutlak ama mutlak göz önünde bulundurun. Onların erişkin değil çocuk olduklarını aklınızdan çıkartmayın. 


Kaynak:

https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/cocuklarla-coronavirus-nasil-konusulmali.html

Çocuklarla Ölüm ve Yası konusmak